15 Eylül 2008 Pazartesi

Genç Cocuk 10

Koca yaz gelip geçer gencin üstünden... Dershane telaşi okulunun açılması ve buna benzer bahaneler genci acaba "unuttum mu..?" diye düşündürür... Ama bilemezki düşünürken bile hatırlar herşeyi... Unuttum yalanıyla avutur kendini... 1 ay 2 ay böyle gecer... Dershane arası karnı acıkan genc bir arkadaşıyla dışarı çıkar... Arkadaşının anlatığı ilginç hikayeye şaşırması ve şapkasının goruş alanını darlatması gibi etkenlerden dolayı kalabalık bir kaldırımda olabilecek en doğal olay olur ve genc birine çarpar... Genç cocuk "pardon" der... Ama genc kız sadece "önem..." diye bilmiştir... Göz göze geçirdikleri her saniyeyi görebilirdiniz... O kadar yoğun o kadar anlaşılır bir andı o an... Çocuk merhaba demek için bayağı geç kaldını düşünerek elinden geldiğince sicak bir şekilde "Merhaba..." der... Kızda bu kadar sıcak bir tavır beklemez çocukdan şaşkın şaşkın "merhaba" diye cevap verir... 5 dakkikalık "nasılsın?" muhabettınden sonra vedalaşırlar... Çocuk içinden "Yetmedi bişeyler yapmalıyım." der... Ve arkasını döner plansız, programsız, sözlerini düşünmeden "Kaç da çıkıyosun..? Alıyım seni bi yerde çay falan içeriz... " der... Sonra gözlerini kapatır ve kızın "Yaa akşam dayımlar gelcek anneme yardım etmem gerek." gibi uyduruk bir bahane söyliyeceğini hayal edip kendini alıstırırken kızın "Tamam" diyip çıkıcağı saati soledikten sonra "Görüşürüz" diyip uzaklaşması genci alt-üst etmişti... Hem kayiften hem telaştan... Eski düşünceleri duyguları geri dönücekti gence biliyordu hisediyordu...

10 Eylül 2008 Çarşamba

KABAHAT

Dur su ağaca taş ataym. Denk gelir mi acaba..? Acaba daha yakın bir hedef mi seçsem..? Şu kayalar daha yakın belki denk gelir... Suradaki kütük daha guzel bir hedef daha açik daha geniş... Ama ben o ağaca atmak istiyorum bu taşi... Ama denk gelmezse taşim arkadaki suya duşerse bir daha bulamam ki... Atmazsamda değer mi değemez mi göremem... Aha!! Bir kedi ona atayım... Yok yok atmayım en iyisi üstüme saldirabilir... Belki kafasina gelir belki yavruları vardır... Vaz geçtim... En iyisi şu ağaca atmak... Bir tasim var dikkatli atmalıyım... Dikkatli atmalıyım ki bir daha aramayayım o taşi... 1 2 3 hop!! Vuramadım... Niye vuramadım..? Çünkü kolumu böyle iyice geriye çekmedim bileğim de hafif kıvrıldı elimin terli olmasida cabasi... Yine tas aricam yine atıcam o taşı yine vuramicam yine kabahat bende olucak...

13 Haziran 2008 Cuma

STRANGLEHOLD

Selamlar herkese... Bu seferde bu harıka bas yapıtı sunucagım sıze... Woo abımız neye elını atsa basyapıt oluyo... Bu adam bol bol aksıyon yapsın... Bu yapıt woo hocanın Hard Boiled filminin devamı nıtelıgınde... bıraz kılasık bir senaryo ama sıkıcı değil... Karısı ve kızını kurtarmaya calısıcan bir hongkong polis komiseri olan Tequila yı yonetıyoruz ( canlandırıyoruz diyemicem cunku komiser Tequila yı Chow Yun Fat canlandırıyo)... Tequila bomb adı verilen 4 özel haraketle süslenen bu harıka oyun ıcın 10 uzerınden 9 verıyorum sebep mı cok kısa suren bir oyun ıcın gıdıp 3 dvdlık para werdım...

GENÇ ÇOCUK 9

Kalkar genç yatagından... Esner, gerınır... Karnını tutar,’’Hıh, suna bak sankı 2- 3 saat once delıler gıbı kukreyen o degildi, sımdı nasıl da mırıldanıyo..." der. Ev ahalısı uyanmıstır: kuzenlerı, halaları, babası, annesı... Buyuk kuzenı "Vayyy koç sen burada mı uyudun... serin oluyo tabı burası degil mi...? Kerata kapmıs serın koseyı! Yarın da ben yatcam burada." der gence, bogusurlar... Genc şakacıkdan gulumser karsılık verır ama ısteksızlıgı her halinden belli olur kuzenı bırakır onu, kahvaltıya gecerler... Kahvaltının sonlarına dogru telefonu biplemeye baslar gencın.. Telefonuyla beraber kalbıde bıpler... "BİPBİP BİİİİPBİPPPP BİPBİP..........." Telefonuna bakmadan uzaklasır sofradan... Bakar telefonuna anlık bir rahatlama duyar... Arayan, arkadasıdır gencın,denıze ne zaman gıderız diye sormak için..Yarım saat sonraya anlasırlar... Üstünü giymek için yukarı cıkar genc,üstünü degiştirir. Havlusunu almak için dolabın ustune uzanırken inceden bir bipleme duyar... Bu sefer heycanlanmaz cunku genc artık kımın aradıgını bılıyodur...
COCUK: Efendım...
KIZ:Konturum az benı bı arar mısın...?
C:Peki...
Dıtt dıtt..
K:Naber..?
C:Dun gece sesın oyle iken nasıl olabılırım...
K:Haklısın kafam karısıktı bıraz...
C:Sebep...
K:Ya canım denedık iste olmuyo...
C:(neyı denedık yaa neyı denedık sen orda ben burda neyı denedık sıkamadın dısını NEYİ DENEDİK...) sen bilirsin ısrar etmıcem vardır bi bildigin...
K:Tesekkur ederım...
C:Tesekkur edıcek bısey yok...
K:Anlayısın ıcın...
C:Önemli degil...

K:Ama bak kopmayalım olur mu basın sıkısır derdin olur ben hep yanındayım...
C:Biliyorum tesekkurler ben de sana şimdi aynı seylerı soylıcektım...
K:Ben de tesekkur ederım o zaman... İyi tatiller sana... Donunce goruselım olur mu?
C:Sanada iyi tatiller... Tabi olur neden olmasın...
K:Kendine iyi bak...
C:Sen de...
Havlusunu alır genc, iner aşagıya... Yavas yavas denize dogru yol alır... Arkadasları ile bulusur...
Sorar arkadası gence... "N'aptın lan nasılsın..." Genc: "Nolsun abi yaa bildiğiniz seyler; mide krampı, uykusuzluk, keder, kasvet... Haa bi de ayrıldık...." (devam edıcek...)

3 Mayıs 2008 Cumartesi

Yemek ve hayat

Yemek yapmayi cok severim ozene bezene yemek yaparım karin doyurmak icin degıl memnun etmek icin yemek yaparım... Ama kotu bir huyum var... Yemegi yaptigım kisi yaptigm yemegi tek basina bitirmeye kalkarsa yemegi hemen önünden alır onu aç birakırım... Ama "gel buyur al bu lokmada senin" derse diğer tabaklarda ardarda gelır... Hıc bir seye uzulmuyorm tek uzuldugm yaptıgım yemege verdigim emek... Yemek yapmakdan sogudum bana kmse bisey ikram etmedi icin ac kaldm...

13 Nisan 2008 Pazar

SING - DOPE

Some people sing for life
Some people sing for death
Some people sing to sing the songs that they like best
Some people sing for broke
Some people sing for fame
Some people sing for hope
Some people sing for pain

So when you feel like this and really wish
That everyone else would just go away
When you feel like this and really wish
That everyone else would just go away

Free your mind and

Sing for the man on the corner
Sing for your love of God
Sing for your apathy
No matter, no matter what you believe
Sing just a little bit louder
Sing with all you got
Sing along with me
No matter, not matter what you believe

Some people sing for love
Some people sing for hate
Some people sing to sing a song cause they relate
Some people sing inside
Some people sing in vain
Some people sing to lose
Some people sing to gain

So when you feel like this and really wish
That everyone else would just go away
When you feel like this and really wish
That everyone else would just go away

Open your mind and

Sing for the man on the corner
Sing for your love of God
Sing for your apathy
No matter, no matter what you believe
Sing just a little bit louder
Sing with all you got
Sing along with me
No matter, no matter what you believe

What you believe

What do you believe

So when you feel like this and really wish
That everything else would just go away
When you feel like this and really wish
That everything else would just go away

Some people sing for life
Some people sing for death
Some people sing to sing the songs that they like best
Some people sing for hope
Some people sing for pain

So let me hear you people

Sing for the man on the corner
Sing for your love of God
Sing for your apathy
No matter, no matter what you believe
Sing just a little bit louder
Sing with all you got
Sing along with me
No matter, no matter what you believe

Sing for the man on the corner
Sing for your love of God
Sing for your apathy
No matter, no matter what you believe

28 Mart 2008 Cuma

GENÇ ÇOCUK 8

Genc ıcınden " Vay bee cok hızlı oldu... yok kesın ayrılcak..." die dusunur... O telefon konusmasından sonra yolda ole kalır... Arkadas grubu fark etmez onu... Bı tanesı harıc arkadası arkasını donup onun gerıde kaldıgını gorunce durup gencın yanına gelır ve "İyi misin??"der... "Konusmamız gerektı dedi" der genc... Arkadsı arkasını doner ve digerlerıne sız gıdın bız gelıyoruz ısaretı yapar elıyle ve gencı kaldırımın kanarına oturtur... Ona "Eger aglıcaksan basla... baska zaman agladıgını gorursem oglum ıste o zaman ısın bıter..." der ve gencın gozlerıne bakar hafıfce gulumsıyerek "Utanma lan hadı agla" der... Aglamaz genc erkeklıge bok surmez... Gece biter ve genc yatar... Dusunur... Durmadan dusunur deser gecmısı, gelecegı... İstemedan dalar uykuya... 1 2 saat sonra mıdesınde agır bır sancıyla uyanır sancı okadar agırdırkı sırtına cıgerlerıne vurur... İnler derın derın nefes alır unutmalıdır sancıyı agrıyı... Uyandırmaz kımseyı... Yavas yavas alt kata iner kımse orda yatmadıgı icicn rahat rahat inler... Uyandırmaz kıseyı cunku bılırkı genc bu sancılar dertlerıdır cansıkıntılarıdır... Bunlarla bas etmek ıcın kımseye ıhtıyacı yoktur... kendısınden baska kımse yardım edemez ona... parmaklarını ısırır yastıgı dıslerı ıle delmısıtır "YETER" die bagırmak ıster... yapamaz... Bu sekılde geceyı gecırmek zorundadır... İnler tepınır aglar... Taki yorulup uykuya dalana kadar... Gun agarır gencın suratına bır ısık huzmesı bırakıp gencı uyandırır... Gulumser genc sancının gıtıgını anlayınca... Anlıktır bu gulumseme cunku konusmaları gereken bı konu vardır... (dewam edıcek...)